Cumhuriyet ve Bugün…
Yazar: Burak Güven | Kategori: Kategorilenmemiş
“Cumhuriyetimiz öyle zannolunduğu gibi zayıf değildir. Cumhuriyet bedava da kazanılmış değildir. Bunu elde etmek için kan döktük. Her tarafta kırmızı kanımızı akıttık. İcabında müesseselerimizi müdafaa için lâzım olanı yapmağa hazırız.” diyerek başlamıştı sözlerine Mustafa Kemal Atatürk.
Şimdilerde ise küresel, ekonomik ve siyasal önderliğini canlandırmaya çalışan bir Avrupa Birliği ile, cumhuriyet ülküsü ile AB üyeliğini bağdaştırma çabasındaki bir Türkiye var. Ülkü ve hedefin birlikteliğini başardığı derecede dünya sahnesinde yükselebilecek bir Türkiye.
Cumhuriyet’in kuruluş felsefesindeki ‘muasır medeniyet’ ülküsünün temel etkenleri zaman aşımına uğramadılar: laik hukuk düzeni ve eğitim, ekonomik girişimcilik, Batılı toplumsal işleyişi amaçlayan inkılaplar ve o dönem için dünya ölçeğinde son derece ilerici bir cesaretle çoğulcu demokrasiye geçiş çabaları.
Sadece bu da yetmezmiş gibi ısrarla din ile siyaset’in ayrılması, asla iç içe sokulmaması gerektiği altı kalın çizgilerle belirlemişken tam tersi politikalarla, içi çürümeye yüz tutmuş sistemlerle son demlenlerini yaşatmaya çalışan bir hükümet ile baş başayız.
Ucu sonu olmayan çeşitli açılımlarla, Türkiye’nin yıllardır kanayan parmağına dikiş tutturmak yerine, tuz basarak daha çok can’ını yakma girişimleri hem içeride hem dışarıda olağan gayretiyle devam etmekte.
Genç’liğin nereye gittiği bilinmeyen toplumlarda, ilerleme’nin bir o kadar durağan olacağı ve hatta geriye doğru seyredeceği tıpkı Osmanlı dönemi’nde ki gibi kaçınılmaz bir gerçek.
Atatürk ve Cumhuriyet ilkelerinden bi haber Türk toplumu’nun bu davranış ve tutum’u elbet bir yerde tökezleyecek ve gerçek anlamda var olan güç yitirilmeye başlandığında farkına varılacak gibi gözüküyor.
Yüzlerce topluluğu bir arada Cumhuriyet’in varlığı ile ayakta tutan ve 86′.yılında ağar yaralar almasına rağmen yıkılmayan bir oluşumun son’a erdirilmeye çalışılması demek, bu ülke’nin ilerleyen yıllarda söz hakkı’nın tamamen sona ermesi demektir.
Mustafa Kemal ATATÜRK ismi’ni ağzına almaya korkan, ilkelerini ve sözlerini bir türlü benimsemeyen bu topluma eminim ki gereken ders, yine Cumhuriyet’in çizdiği çizgilerle, gerekirse savaşarak, kan dökülerek verilmeye devam edecektir.
Toplum’un bölünmez bütünlüğü ve ortak paydaları ad’ına herkes üzerine düşen görevi sonuna kadar yapmalı ve 86 yıldır yıkılmamış, devrilmemiş bir çınar’ı gerek sandıkda, gerek cephede veyahut kalemi, sözüyle sonuna kadar korumalıdır.
Bu ülke kazanılırken dökülen kan’lar unutulmadan, demgaoji’lere, din’e, yobazlara kulak asılmadan var güçle çalışılmaya ve Mustafa Kemal ATATÜRK Ve Cumhuriyet kelimeleri ebediyen yanyana anılmaya devam edilmelidir.
HEPİMİZİN CUMHURİYET BAYRAMI KUTLU OLSUN.
Ey Efendiler! Avrupa’nın bütün ilerlemesine, yükselmesine ve medenileşmesine karşılık Türkiye tam tersine gerilemiş ve düşüş vadisine yuvarlanadurmuştur. Artık vaziyeti düzeltmek için mutlaka Avrupa’dan nasihat almak, bütün işleri Avrupa’nın emellerine göre yapmak, bütün dersleri Avrupa’dan almak gibi bir takım zihniyetler belirdi. Halbuki, hangi istiklal vardır ki ecnebilerin nasihatleriyle, ecnebilerin planlarıyla yükselebilsin?… Tarih böyle bir hadiseyi kaydetmemiştir!” (Gazi M.Kemal – 6 Mart 1922, T.B.M.M.)

“Cumhuriyet ve Bugün…” için 6 Yorum
-
efsa diyor ki:
Ekim 28th, 2009 16:25Kalemine, emeğine, ağzına sağlık. Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun hepimizin.
-
icimdengeldigigibi diyor ki:
Ekim 28th, 2009 17:37kelimelerin boğazda düğümlenmesi üzüntüden kaynaklansa da ,hiçbirşeyin bizi yıldıramayacağını her ne olursa olsun düşüncelerimizin değişmeyeceğini bilmek insana güç veriyor…
-
Altuğ KOÇ diyor ki:
Ekim 28th, 2009 18:52Eline sağlık. Çok güzel olmuş yazı. Kutlu olsun bayramımız!
-
Anonim diyor ki:
Ekim 28th, 2009 19:06Bayramımız kutlu olsun…
Ne mutlu TÜRK üm diyene..
Öykü -
DenizDen diyor ki:
Ekim 28th, 2009 22:27Ellerine sağlık arkadaşım…mükemmel bir yazı…
Hepimizin Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun -
beenmaya diyor ki:
Ekim 29th, 2009 13:07herkese ve herşeye inat kutlu olsun bayramımız…

